Sanatçıların ve bilim insanlarının ortak paydası kahve

Yazıyı Ekleyen : İklim Saçılık 15/09/2015 0 Yorumlar Genel Bilgiler,

Sanatçıların ve bilim insanlarının ortak paydası olarak kahve

 

Kafein, parlak fikirlerin bulunmasına, uzun süre odaklanmaya, dikkatli ve yaratıcı olmaya yardım eden, kimisi için tasarım ve üretim sürecinden ayrı düşünülemeyen ve kahveyi bir sanatçı ve bilim insanı içeceği yapan maddedir.

 

·        Günde 50 tas kahve içtiği söylenen Balzac, kahveye gönül verenlerden biriymiş. Balzac kahveyle ilgili tutku dolu fikirlerini aşağıdaki yazıyla ifade etmiş: “Kahve mideye iner ve her şey harekete geçer: Fikirler yaklaşır, büyük ordunun taburları gibi. Hatıralar marşa geçer. Mantığın topçu sınıfı hücuma çıkar. Zekice fikirler keskin nişancılar gibi girerler savaşa. Karakterler kostümlerini giyer, kâğıt mürekkeple lekelenir, meydan savaşı yükselir ve sonlanır kara dalgaların altında; tıpkı gerçek bir meydan savaşının kara barut dumanının içinde boğuluşu gibi.”

 

·        Oz büyücüsünün yazarı L. Frank Baum ise sabah 8 de uyanıp kahvaltısını 4 ila 5 bardak sütlü ve şekerli kahveyle yaparmış.

 

·        David Lynch ise 7 yıl boyuncaBob’s Big Boy” adındaki kafeye her gün 14:30 sularında gidip çikolatalı milk-shake ile başladığı günü 6-7 tas şekerli kahveyle bitirip aklına gelen tonla fikri peçetelere yazdığını hatta kalemi de genellikle garsonlardan aldığını söylüyor.

 

·        Beethoven kahvesini kahvaltıda içer ve kendi elleriyle büyük bir özenle hazırlarmış. Tas başına 60 çekirdeğin ideal olduğuna karar verdiğinden çekirdekleri tek tek sayarak bu dozu ayarlarmış.

 

·        Jean-Paul Sartre Fransa’da bir kafede oturmuş “Varlık ve Hiçlik” isimli kitabının taslağını gözden geçirirken, garsona : “Bir fincan kahve lütfen, kremasız olsun.” demiş. Garson ise “üzgünüm bayım, kremamız yok, kahvenizi sütsüz almaya ne dersiniz ?” diye yanıtlamış. Bu kahve içeren anekdot, Sartre’a göre bir şeyin yokluğunun hala bir şey olduğunu anlatmaya çalışıyormuş.

 

·        Proust sert kahve tercih eder, olabildiğince koyu espressosuna kaynar süt katar ve kahvaltısını kruvasan ile şenlendirirmiş.

 

·        Johann Sebastian Bach  "Kafee-Kantate" adlı eserini 1732 yılında, bir yandan kahveyi yüceltmek, diğer yandan da Almanya’da kadınların kahve içmesini engelleme hareketine karşı çıkmak için bestelemiş.  (kahvenin kadınlarda üremeyi durdurduğu söylenmekteydi!)  “Ah! Ne kadar tatlıdır kahvenin tadı! Bin öpücükten daha güzel Maskat şarabından daha tatlı! Bir kahve içmem gerek hemen şimdi..."

 

·        İngiliz filozof, bilim adamı, hukukçu ve devlet adamı olan Francis Bacon kahvenin, beyni ve kalbi rahatlatan ve sindirime yardımcı olan bir içecek olduğunu düşünüyormuş.

 

·        İskoç filozof ve politikacı Mackintosh da kahvesiz duramayanlardanmış. Ona göre aklın gücü direkt olarak ne kadar kahve içtiğinizle bağlantılıydı.

 

·        Voltaire, rivayete göre kahvesiz kaldığı bir günde kendisine kahve getiren hizmetçisine çift maaş ödemiş, ve o gün hizmetçisinin kendisini ölümden kurtardığını söylemiştir.

Yorum Yaz